3 Ocak 2017 Salı

72 Yaşındaki Nebahat Çehre’nin Gençlik Sırrı Ortaya Çıktı


Etiketler




72 Yaşındaki Nebahat Çehre’nin Gençlik Sırrı Ortaya Çıktı
Türk sinemasının ünlü isimlerinden Nebahat Çehre’nin yaşından çok daha genç görünmesinin sırrı sonunda ortaya çıktı. Çehre, önceki gün katıldığı bir davette cildinin pürüzsüzlüğünü nelere borçlu olduğunu açıkladı.
73 yaşındaki Dr. Karatay’ın sosyal medyada esprilere de konu olan diyet programıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan güzel oyuncu, cildinin ışıl ışıl bir görüntüye sahip olmasını sık sık gittiği hamamda kese yaptırmasına borçlu.

SIRRI SIK SIK HAMAMA GİTMEK
72 yaşında olmasına rağmen 20’li yaşlardaki pek çok oyuncuya taş çıkaran Nebahat Çehre, kese yardımıyla yenilenen cildinin sağlığını düzenli uyku ve tükettiği bol suyla da koruduğunu söyledi. Bunların yanı sıra düzenli olarak spor yapan Çehre, beslenmesine de çok dikkat ediyor. Çehre’nin yüzünde ve vücudunun herhangi bir yerinde estetik bulunmuyor.


Kaynak Yazı: sabah

HAKKIMIZDA"Takipçi ve arkadaşlarımız için hem bloğumuzun hem şahsımızın manifestosudur." 

İnsan'ın dini,mezhebi,milliyeti,ırk'ı yoktur. 
Öylesine işte orta yerde çısçıplak İnsan'dır. 
Elbette bu Mevlanalara,Yunuslara, Emrelere,Hacı Bektaşlara ve onların tarzında olanlara hayran olmayacağımız anlamına gelmez. 
İdeolojisi izmleri, partisi örgütü de yoktur.
İnsandır sadece.
Bu da herhangi bir siyasi görüşümüz olmadığı anlamına da gelmez. 
Hiçbir partinin örgütün savunuculuğunu yapmaz ancak bu oluşumların içinde yer alan kişilerin insani açıklamalarına yer verebilir. 
Bu MHP,CHP,HDP... sol,sağ,dini örgütlerde olabilir. 
AKP olmaz çünkü AKP'de etkili özgür ve özgün olarak sadece tayyobama konuşur, oda insani konuşmaz konuşsa bile inandırıcı olmaz.
İnsan ne çok ilericidir,ne gerici,ne sağcı,ne solcudur.
Ne de orta yolcudur.
Düşünmekten korkan ve özgürce davranamayıp kalıpsal bir ideolojinin ezberci bir şekilde peşinden gidenlerden değildir.
Gerilerde kalamaz karanlıktan korkar,çok ileriye de gidip yükseklerde de uçamaz,savrulup gitmekten korkar,ayakları yere basmalıdır.Bu günün gerçekleriyle bütünleşmelidir.
Onlarla konuşmalı, yürümeli,yüzleşmelidir. 
Yani paçamızın kiri ile gül bahçesinde gezmeyi ne hayal ederiz ne sloganını atarız.
Geleceğin doğrusu istikametinde bu günün doğrusunu yaşar savunuruz.
Günün şartlarına göre insanın yararına, ülkenin yararına, doğanın ve hayvanların yararına, neyi yapmak gerekirse onu düşünür, onu yazar, onu yaşarız. 
Sonuçta tüm zamanların doğrusu eşsiz mükemmelikte bir felsefe kitabı yazmıyoruz.
Yamyamlarla dolu bu dünyada bu günün gerçekleriyle bir ülkeyi kurtarmanın,insanlarını yaşatmanın yolunu arıyoruz.
Kendi din tarihimizim 1400. yılında ortaçağ karanlığında iken Avrupa'nın 1789 ve rönesansına yüzlerce yıl sonra eşdeğeri sayabileceğimiz Cumhuriyet devrimlerini bile tam olarak içine sindirememiş,ilerletilememiş ve geriye doğru kaybedilmekte olan bir toplumda,sendikalı isçi sayısının ülke nüfusuna göre 40 yıl öncesinin (1970'lerde 40 milyon nufusa karşılık 3 milyon sendikalı işçimiz vardı şimdi 70 milyonuz yarım milyon sendikalı işçimiz var) onda biri bile değilken ve bu işçiler tarikat ocaklarında höykürmekle meşgulken,cumhuriyeti atlayıverip öyle fasulye ağacının tepesine çıkıp,tek gözlü devle devrim yapmak sosyalizmcilik oynamak bizim tarzımız değildir. 
Biz bastığımız toprağı,toprağın nasıl koktuğunu da biliriz. 
Ancak sosyalist düşüncelidir "İnsan". 
Hümanisttir.
Sosyalizmi bir rejim olarak düşünmekten ziyade bir bilim, bir felsefe,bir yaşam tarzı, yürüme şekli,duygusallık, insancılık, doğayı ve hayvanları sevme öğretisi olarak görür. 
Şimdilik, haksızlıklara karşı duruşun şeklidir. 
İnsan sonu itibariyle insana zarar veren,zarar görmesine sebeb olan, tüm dinlere,partilere,ideolojilere, törelere,yasalara karşıdır,muhalefettir.
İnsan sadece insandan yanadır, 
insanın onurundan hakkından yana.
Bize ulusalcı,sagcı,milliyetçi,ırkçı faşist diyenler oluyor. 
Dünyanın,tek ulus olmasına çok zaman var.
Biz şimdilik ulusumuzu da milletimizi de çok seviyoruz diyoruz. 
Ajan diyenler oluyor. 
Doğru diyoruz ajanız ama gizli değiliz halkın ajanıyız. 
Provokatör diyenler oluyor. 
"Tamam,o da doğrudur." diyoruz.
Çünkü egemenlerin değil halkın provokatörüyüz. 
Faşist ırkçı diyenler oluyor. "Sağol kardeş."diyoruz. 
Oysa bu söylenenlerin hiç birinin bizimle ilgisi yoktur. 
Biz orta yerde çırılçıplak insanız. 
Şeffaf,parlak "AYNA" gibiyiz. 
Bize her bakan kendini görüyor.
Kötü iseler,kötü şeyler söylüyorlar. 
İyi iseler,iyi şeyler.
Irkçılar ırkçı diyor, 
faşistler faşist, 
sosyalistler sosyalist, 
hümanistler de hümanist diyor. 
"İnsan'a bakan kendini görüyor, 
İnsan'a onu söylüyor." 
Biz herhangi bir kavram ideoloji peşinde değiliz. 
Asla bu fikirlerin adamı,kölesi olmaz. 
Kendimizi bu fikirlere kullandırmayız.
Aksine bu fikirleri iyi tanır,öğrenir,biz o fikirleri kullanırız. 
O karşıt fikirlerin içinde bize doğru gelen bir çok şey vardır.
Hepsinin içinden insandan yana doğru ve güzel olanları seçer,onları bütünleştirir,kendi doğrumuzu oluştururuz.
Tam olarak hiç kimse gibi hiç bir ideoloji ve kalıplaşmış görüş gibi olamayacağımız için herkes bizi eleştirecek diye kaygımız da olmaz.
Eleştirildikçe doğru yolda olduğumuzu daha iyi anlarız. 
Yani insan sıradışıdır.
Kendisi gibidir sadece. 
Bu günün gerçeklerinin uzantısında yarının insanından yana,insan için, marjinal de oluruz terörist de.
Şimdiki rütbemiz çapulculuktur. 
Artık egemen isim koyucular ne derse bundan da onur duyarız. 

https://www.facebook.com/pages/insan/1619324298340133

Yeni Yazılar


EmojilerEmojiler